Pusula Studio

3 Eylül 2026 · 3 dk okuma · Pusula Studio

Web sitesi teklifi karşılaştırma rehberi

Açık mavi bir zeminde boş bir günlük kontrol listesi, kalem, telefon ve kulaklık

Kısa cevap

Birbirine benzeyen web sitesi tekliflerini ayıran şey fiyat değil, altı somut kriter: kapsam netliği, performans taahhüdü, mülkiyet (site gerçekten kimin), bakım koşulları, gizli maliyetler ve referansların canlı hâli. En ucuz teklif, bu altı kriterden zayıfsa genelde en pahalıya çıkan olur.

Elinizde üç, dört teklif var ve hepsi kağıt üzerinde benziyor: “modern, hızlı, kurumsal bir site.” Aradaki gerçek farkı görmek için fiyat sütununa değil, aşağıdaki altı kritere bakmanızı öneririz — hiçbiri belirli bir sağlayıcıyı işaret etmiyor, hepsi herhangi bir teklifte sorabileceğiniz sorular.

Bu yazının amacı bir tedarikçiyi diğerine karşı savunmak değil — kimin daha iyi olduğuna siz karar vereceksiniz. Amacımız, kararı “kim daha güzel konuştu” yerine “hangi teklif hangi soruya net cevap veriyor” zeminine oturtmak.

Neden fiyat sütunu yanıltıcı olabilir

İki teklif aynı rakamı gösterebilir ama biri kapsamı dar tutup fiyatı düşürmüş, diğeri kapsamı geniş tutup aynı fiyata sığdırmıştır. Rakamın kendisi bu farkı göstermez — yalnız kapsamın ne olduğunu sorduğunuzda ortaya çıkar. Aşağıdaki altı kriter, tam olarak bu görünmeyen farkı görünür kılmak için var.

1. Kapsam netliği

İyi bir teklif, “her şey dahil” demez — kaç sayfa, hangi diller, hangi entegrasyonlar, ne kadar revizyon hakkı olduğunu maddeler hâlinde yazar. Belirsiz bir kapsam, ilerleyen aşamada “bu da mı dahildi” tartışmasının tohumudur. Nasıl anlarsınız: Teklifte “sınırsız revizyon” veya “her şey dahil” gibi ölçülemeyen ifadeler varsa, kapsamı bir kez daha, madde madde sorun.

2. Performans taahhüdü

“Hızlı bir site” vaadi, ölçülebilir bir sayı olmadan bir iddiadan ibarettir. İyi bir teklif, hangi ölçütle (ör. Google PageSpeed skoru) ve hangi eşikle değerlendirileceğini baştan söyler. Nasıl anlarsınız: “Hızlı olacak” cümlesinin yanında bir sayı veya ölçüt yoksa, bu bir taahhüt değil bir temenni.

3. Mülkiyet — site gerçekte kimin?

Domain adı, hosting hesabı, site kaynak kodu ve içerik yönetim paneli teslimattan sonra sizde mi kalıyor, yoksa tedarikçinin kendi altyapısına mı bağlı kalıyorsunuz? Bu, sağlayıcıyı değiştirmek istediğinizde sitenizi de birlikte götürüp götüremeyeceğinizi belirler. Nasıl anlarsınız: Doğrudan sorun: “Domain ve hosting kimin adına, kaynak kodu bana teslim ediliyor mu?” Net bir cevap alamıyorsanız, bu zaten bir cevaptır.

4. Bakım koşulları

Site yayına girdikten sonra ne oluyor? Küçük bir metin değişikliği, bir güvenlik güncellemesi, bir teknik arıza — kim, ne kadar sürede, hangi ücretle müdahale ediyor? Nasıl anlarsınız: Teklifte yayın SONRASI bir madde yoksa, o teklif yalnız teslim gününe kadar düşünülmüş demektir.

5. Gizli maliyetler

Hosting yenileme, eklenti/tema lisansı, stok görsel/font lisansı, “ekstra” sayılan her revizyon — bunlar fiyata dahil mi, yoksa sonradan mı çıkacak? Nasıl anlarsınız: “Bu fiyata dahil olmayan ne var?” sorusunu açıkça sorun — cevap uzunsa, teklifi bu kalemlerle birlikte yeniden değerlendirin.

Bu kriterleri sorarken karşı taraf ne düşünür?

Ciddi bir tedarikçi bu soruları rahatsız edici bulmaz — çünkü zaten net cevapları vardır ve bu netlik onun için de bir güven işaretidir. Sorulara kaçamak, belirsiz veya savunmacı cevaplar geliyorsa, bu tek başına bir “hayır” değildir ama dikkatle değerlendirilmesi gereken bir sinyaldir.

6. Referansların canlı hâli

Bir portföydeki ekran görüntüsü, o sitenin bugün nasıl çalıştığını göstermez. Yavaşlamış, mobilde bozulmuş, hatta kapanmış olabilir. Nasıl anlarsınız: Referans olarak gösterilen siteleri kendi telefonunuzdan gerçek adreslerinden açıp gezin — hâlâ hızlı ve sorunsuz mu?

Ucuzun gizli maliyeti

En düşük fiyatlı teklif bazen gerçekten en iyi seçimdir — ama yalnız yukarıdaki altı kriteri de karşılıyorsa. Karşılamıyorsa, ucuzluk genelde ileriye ötelenmiş bir maliyettir: kapsamı belirsiz bir site sonradan “ek iş” faturasına dönüşür, mülkiyeti belirsiz bir site sağlayıcı değiştirmek istediğinizde sıfırdan yeniden yapım maliyetine dönüşür, bakımı olmayan bir site ilk güvenlik açığında acil (ve pahalı) bir müdahale maliyetine dönüşür. Düşük fiyat kendi başına bir uyarı değildir — düşük fiyatla birlikte gelen belirsizlik uyarıdır.

Bunun tersi de doğru: yüksek fiyat tek başına kalite garantisi değildir. Yüksek bir teklif de aynı altı kriterden zayıf olabilir — fiyat ile bu altı kriterin karşılanmış olması, birbirinden bağımsız iki şey. Karşılaştırmanın amacı en pahalıyı veya en ucuzu bulmak değil, hangi teklifin bu altı soruya gerçekten cevap verdiğini görmek.

Biz kendi teklif sürecimizde bu altı kriteri baştan netleştirmeyi tercih ediyoruz — kapsamınızı anlattığınızda, size hazırladığımız öneri bu altı başlığı da açıkça karşılar. Karşılaştırmakta olduğunuz bir teklif varsa, kapsamınızı bize de anlatın; ikisini yan yana koyup neyin fark yarattığını birlikte görebiliriz.

Sık sorulan sorular

En ucuz teklifi seçmek her zaman yanlış mı?

Hayır — bütçe gerçek bir kısıt olabilir ve bazı basit ihtiyaçlar için düşük maliyetli bir çözüm yeterlidir. Sorun ucuzluk değil, ucuzluğun altı kriterden hangisini feda ettiğini bilmeden karar vermek.

Bir teklifte 'mülkiyet' sorusunu nasıl sorarım?

Doğrudan: 'Domain, hosting hesabı ve site kaynak kodu teslimattan sonra bende mi kalıyor, yoksa sizin altyapınıza mı bağlı kalıyorum?' Net bir cevap alamıyorsanız, bu zaten bir cevaptır.

Referansların 'canlı hâlini' kontrol etmek neden önemli?

Bir portföy sunumundaki ekran görüntüsü, sitenin BUGÜN nasıl çalıştığını göstermez — yavaşlamış, bozulmuş veya kapanmış olabilir. Referansı gerçek adresinden, kendi telefonunuzdan açıp gezmek, en güvenilir kontroldür.

Bir teklif alırken fiyat hiç mi konuşulmamalı?

Konuşulmalı, ama doğru sırayla — önce kapsam netleşmeli, fiyat ondan sonra anlamlı hâle gelir. Kapsam belirsizken verilen bir fiyat, ya çok iyimser ya da her ihtimale karşı şişirilmiş bir rakamdır.